Görür sandığın gözün kör olduğunu, görenlerin ise gönül sultanı olduğunu bilir misin? Sen gönle kıymet vermez isen hangi güzelliği görebilirsin?
İş ki sırrı görebilecek gönül gözü açık olsun insanın. İş ki sırrı işitebilecek kadar temiz olsun kalbinin kulağı.. Duymak yerine dinlesin,
Güzellikleri görmek için evvelâ gönül nazarını açmalı. Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi; “Bir kalbiniz vardir, onu tanıyınız” misrası ve “Herkes kendi içine baksın” nasihati, görmek ve bakmanın, şahit olmak ve hissetmenin ayrı şeyler olduğunu öğütler bizlere, Nitekim tüm güzellik, güzel nazar etmektedir.
İnsanların bazıları karanlıktır. Onlara da nur yağar ama onların gözleri bu nurun oluşturduğu umut ipini tutup da aydınlığa ulaşmalarına kapalıdır. Onlar karanlıktadır. Insan sayısız kitap okusa da Allahü teâlaya ulaşması mümkün olmaz. Çünkü birçok insan başka insanlarla birlikte yaşadıkları halde birbirini gerçekten tanımaz. Birbirini her gün görüp de tanımayanlar için O’nu anlamak ve tanımak nasıl mümkün olacaktır? Birisinden nasip alabilmek için ona, gönül gözü ile bakabilmek gerekir. İşte sizi de tanımaları için gönül gözünüzün açık olması gerekir.
“Seyreyle âlemi ibret içinde
Görene hikmet var, hikmet içinde”
Güzel bakmanız nazar etmelisiniz, gönül gözümüzü açmamız dileğiyle