Turbülon Mekanizma-Zamanın Büyüsü Saatler, insanlık tarihinin en eski zaman ölçme araçlarından biridir. Günümüzde ise saatler sadece zamanı göstermekle kalmayıp aynı zamanda birer sanat eseri haline gelmiştir. Saat endüstrisinin en göz alıcı teknolojik harikalarından biri olan turbülon mekanizmalı saatler, yüksek hassasiyet ve zarafeti bir arada sunan nadir parçalardır. Bu özel saatler, saat tutkunları ve teknoloji meraklıları arasında büyük ilgi uyandırıyor. Ancak, turbülon mekanizmasının işleyişi ve teknik detayları genellikle sadece saat ustaları tarafından tam olarak anlaşılıyor. Bu yazımda, turbülon mekanizmalı saatlerin teknik yönlerini mercek altına alacak ve bu muazzam saatleri anlamaya bir adım daha yaklaşacağız. Turbülon Nedir? Turbülon mekanizması, saat endüstrisindeki en sofistike ve karmaşık yapılarından biridir. Adını Fransızca “tourbillon” kelimesinden alan turbülon, kelime anlamıyla “fırtına” veya “girdap” anlamına gelir. Bu mekanizma, saat içindeki parçaların yerçekimi etkisini minimize ederek zaman tutma hassasiyetini artırmak amacıyla tasarlanmıştır. Geleneksel saat mekanizmalarında, yerçekimi saatteki hareketli parçaları etkileyebilir ve zamanın doğru ölçülmesini zorlaştırabilir. Turbülon mekanizması ise bu etkiyi dengeleyerek saatlerin daha doğru çalışmasını sağlar. Turbülon mekanizmalı saatler genellikle lüks saat markaları tarafından üretilir ve birçok teknik detay içerirler. Bu saatlerdeki turbülon mekanizması, genellikle saat mekanizmasının bir kafes içinde döndüğü bir yapıya sahiptir. Bu kafes, genellikle dakika başına bir tur veya daha hızlı bir hızda dönecek şekilde tasarlanır. Bu hareket, saat içindeki parçaların yerçekimi etkisinden kurtulmasına yardımcı olur ve zaman tutma hassasiyetini artırır. Teknik açıdan turbülon mekanizmalı saatlerin incelenmesi, bizim gibi saat tutkunları ve meraklıları için büyük bir keyif kaynağıdır. Bu saatlerde kullanılan malzemeler, mekanizmaların nasıl çalıştığı, tasarım detayları ve üretim süreçleri gibi konular, saat tutkunlarının dikkatini çeker. Ayrıca, turbülon mekanizmalı saatlerin tarihçesi ve gelişimi de incelenmeye değer bir konudur. Turbülon Mekanizmanın Çalışması Turbülon mekanizmalı saatlerde, kafes şeklindeki turbülon mekanizması saat içinde dönerek yerçekimi etkisini dengelemeye çalışır. Bu sayede, saatteki yerçekimi etkisi saat mekanizmasının doğru çalışmasını engelleyemez. Turbülon mekanizması genellikle dakikada bir tam tur atar ve bu süreçte saatteki yerçekimi etkisiyle karşılaşır. Ancak, kafesin dönüşü, içindeki parçaların hareketini dengeleyerek zaman tutma hassasiyetini artırır. Turbülon Mekanizmalı Saatlerin Avantajları Hassasiyet: Turbülon mekanizması, saat mekanizmasının hassasiyetini artırır ve zaman tutma doğruluğunu optimize eder. Estetik: Turbülon mekanizması, saat içindeki dinamik bir hareket sunar ve bu da saatlerin estetik değerini artırır. İnovasyon: Turbülon mekanizması, saat endüstrisindeki teknolojik yeniliklerin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Örnek vermek gerekirse; Rolex Turbülon, Patek Philippe Turbülon, Audemars Piguet Turbülon Audemars Piguet turbülon mekanizmasını yüksek teknik kaliteyle birleştirerek benzersiz saatler ortaya çıkarmışlardır.
The Magic of Time – Turbulent Mechanism
Clocks are one of the oldest time-measuring tools in human history. Today, clocks have not only become instruments for displaying time but also works of art. Turbulent mechanism watches, one of the most dazzling technological wonders in the watch industry, are rare pieces that combine high precision and elegance. These special watches garner great interest among watch enthusiasts and technology aficionados. However, the operation and technical details of the turbulent mechanism are often fully understood only by watchmakers. In this article, we will take a closer look at the technical aspects of turbulent mechanism watches, taking a step closer to understanding these magnificent timepieces.
What is a Turbulent Mechanism? The turbulent mechanism is one of the most sophisticated and complex structures in the watch industry. Derived from the French word “tourbillon,” meaning “whirlwind” or “vortex,” the turbulent mechanism is designed to minimize the effect of gravity on the components inside the watch to enhance timekeeping accuracy. In traditional watch mechanisms, gravity can affect the moving parts of the watch, making it difficult to measure time accurately. The turbulent mechanism balances this effect, ensuring watches operate more accurately.
Turbulent mechanism watches are typically produced by luxury watch brands and involve many technical details. The turbulent mechanism in these watches usually consists of a cage in which the watch mechanism rotates. This cage is designed to rotate at one revolution per minute or even faster. This movement helps the internal components of the watch escape the influence of gravity, increasing timekeeping accuracy.
From a technical perspective, examining turbulent mechanism watches is a great source of enjoyment for enthusiasts like us. Topics such as the materials used in these watches, how the mechanisms work, design details, and production processes capture the attention of watch enthusiasts. Additionally, the history and development of turbulent mechanism watches are also worth exploring.
How the Turbulent Mechanism Works In turbulent mechanism watches, the cage-shaped turbulent mechanism rotates inside the watch to balance the effect of gravity. This prevents the gravitational effect in the watch from impeding the correct operation of the mechanism. The turbulent mechanism typically completes one full rotation per minute, encountering the gravitational effect within the watch. However, the rotation of the cage balances the movement of the internal components, enhancing timekeeping accuracy.
Advantages of Turbulent Mechanism Watches Precision: The turbulent mechanism increases the precision of the watch mechanism and optimizes timekeeping accuracy. Aesthetics: The turbulent mechanism provides dynamic movement inside the watch, enhancing its aesthetic value. Innovation: The turbulent mechanism is considered a sign of technological innovation in the watch industry.
For example, Rolex Turbulent, Patek Philippe Turbulent, Audemars Piguet Turbulent, combining the turbulent mechanism with high technical quality, have created unique watches.
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Saatler, zamanı göstermek için yıllardır insanların en yakın dostları olmuştur, bazen zamanın sınırlarını aşmak ve dünyayı dolaşmak lazımdırJ İşte tam da bu noktada devreye “GMT” fonksiyonu girer. Peki, bu ne anlama geliyor? Gözleriniz kapatın ve dünyanın her yerine gitmeye hazır olun, sizlere GMT fonksiyonunu anlatacağım
GMT Nedir?
GMT, İngilizce “Greenwich Mean Time” kelimelerinin kısaltmasıdır. Aslında, zaman dilimleri için bir referans noktasıdır ve dünya saat dilimlerinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. GMT, Greenwich, İngiltere’deki Kraliyet Gözlemevi’nin meridyeni boyunca belirlenen 0. derece boylamına dayanır. Bu, dünya saat dilimlerinin referans noktası olarak kabul edilmektedir. 1884 Tarihinden önce ise Kudüs idi daha önce mısırlılar medeniyetin kurucu oldukları için Mısır ehramlarını sıfır noktası olarak belirlemişlerdir.
GMT Fonksiyonu Nasıl Çalışır?
Şimdi, burası biraz sıkıcı olabilir, ama endişelenmeyin, hala eğlenceli olacak! GMT fonksiyonu, saatinizdeki ek bir ibre veya ekran aracılığıyla ikinci bir zaman dilimini gösterir. Bu, özellikle dünya çapında seyahat ederken veya farklı zaman dilimlerindeki işlerle uğraşırken oldukça faydalıdır. Artık New York’ta ne zamanın olduğunu bilirken, aynı anda Tokyo’da da zamanı takip edebilirsiniz. Bunu yaparken, hiçbir jet lag sizi alt edemez!
GMT Fonksiyonunun Gündelik Hayattaki Kullanımı
Eğer birisi size “Ne zaman kahvaltı etmek istersin?” diye sorduğunda, siz sadece “GMT+2’de lütfen!” diye yanıtlayabilirsiniz. Ya da belki de, bir arkadaşınızın doğum gününü kutlamak için doğru zamanı bulmaya çalışırken, “GMT+3’te pastayı keseriz, sonra senin zaman diliminde de biraz parti yaparız!” diyebilirsiniz. Hayatınızı biraz daha eğlenceli hale getirmenin bir yolu da bu olabilir! Tabi ülkenizde tek bir zaman dilimi kullanılıyor ise J
GMT fonksiyonu, Dünya üzerindeki herhangi bir noktada, herhangi bir zamanda olmayı kolaylaştırır ve zamanı gösterme konusunda size kontrolü geri verir. Artık dünya vatandaşı olmanın ne demek olduğunu bilirsiniz. Bu yüzden, saatlerinizi ayarlayın ve dünya turuna çıkın GMT fonksiyonunun büyülü dünyasında kaybolmaya hazır olun!
Tavsiye edebileceğim modeller,
Rolex GMT-Master II: Rolex GMT-Master II, belki de en ünlü GMT saatlerinden biridir. İlk olarak 1955 yılında pilotlar için tasarlanmıştır ve o zamandan beri havacılık dünyasının vazgeçilmezi olmuştur. Saat, ek bir GMT ibresi ve döner bezel ile birlikte gelir, böylece kullanıcılar birinci ve ikinci zaman dilimlerini kolayca ayırt edebilirler.
Omega Seamaster Planet Ocean GMT: Omega Seamaster Planet Ocean GMT, denizciler ve sualtı keşifleri için tasarlanmış bir saat olup, GMT fonksiyonuyla donatılmıştır. Dayanıklı ve su geçirmez bir yapıya sahip olan bu saat, dünya çapında seyahat ederken de kullanışlıdır.
TAG Heuer Aquaracer GMT: TAG Heuer Aquaracer GMT, sportif bir tasarıma sahip ve denizcilik tutkunları için mükemmel bir seçenektir. Su altında ve karada kullanım için uygundur ve GMT fonksiyonu sayesinde farklı zaman dilimlerini izlemek kolaydır.
GMT Function: Your Time Travel Buddy! Watches have been mankind’s closest companions for years, and sometimes, it’s necessary to transcend the boundaries of time and explore the world. That’s where the “GMT” function comes into play. So, close your eyes and get ready to travel around the globe as I explain the GMT function to you. What is GMT? GMT stands for “Greenwich Mean Time,” an abbreviation of the English words. Essentially, it serves as a reference point for time zones and plays a crucial role in determining the world’s time zones. GMT is based on the 0-degree longitude line established along the meridian of the Royal Observatory in Greenwich, England. This is accepted as the reference point for the world’s time zones. Before 1884, Jerusalem was the reference point, as the Egyptians, being the founders of civilization, had established the Pyramids as the zero point. How Does the GMT Function Work? Now, this might get a bit technical, but don’t worry, it’ll still be fun! The GMT function displays a second time zone on your watch, either through an additional hand or a display. This is particularly useful when traveling worldwide or dealing with different time zones in your work. Now you can keep track of time in New York while simultaneously knowing the time in Tokyo. With this, no jet lag can defeat you! Practical Use of the GMT Function in Everyday Life When someone asks you, “When do you want to have breakfast?” you can simply reply, “Please, at GMT+2!” Or perhaps, when trying to figure out the right time to celebrate a friend’s birthday, you might say, “We’ll cut the cake at GMT+3, then have a bit of a party in your time zone too!” This could be a way to make your life a bit more fun! Of course, this only applies if your country uses a single time zone. The GMT function makes it easier to be anywhere in the world at any time, giving you back control over telling the time. Now you know what it means to be a global citizen. So, set your watches and embark on a world tour – get ready to get lost in the enchanting world of the GMT function! Recommended Models Rolex GMT-Master II: Perhaps the most famous GMT watch, the Rolex GMT-Master II, was originally designed for pilots in 1955 and has been an essential part of the aviation world ever since. The watch comes with an additional GMT hand and a rotating bezel, allowing users to easily differentiate between the first and second time zones. Omega Seamaster Planet Ocean GMT: Designed for sailors and underwater explorers, the Omega Seamaster Planet Ocean GMT features a GMT function. With its durable and waterproof construction, this watch is also useful for traveling worldwide. TAG Heuer Aquaracer GMT: Sporting a sporty design, the TAG Heuer Aquaracer GMT is a perfect choice for maritime enthusiasts. Suitable for both underwater and on land use, this watch makes it easy to track different time zones thanks to its GMT function.
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Bu yazıda, oldukça ilginç bir geçmişe sahip olan “SEAGULL1963” saati hakkında detaylı bilgiler verileceğim. 1950’li yıllarda Çin’de “Trencin” adında bir saat fabrikasının kurulmasıyla başlayan hikaye, 1961 yılında Çin ordusu ve Çin Hava Kuvvetleri için tercih edilen bir görevle devam ediyor. Bu görevin kodu 304’tü ve amacı, Çin ordusu ve Çin Hava Kuvvetlerine mekanik bir saat üretmekti. Araştırmalar başladı ve çalışmalar sonucunda 1963 yılında 30 prototipten oluşan bir modelle ortaya çıkıldı.
Mekanik bir saati baştan sıfırdan üretmek oldukça zorlu bir süreçtir. Mekanizmayı tasarlamak, geliştirmek ve test etmek zaman alıcı bir süreçtir. Bu nedenle, akıllıca davranarak saatin mekanizmasına İsviçrelilerin Venüs marka 175 kalbire entegre edildi. Bu işlem iki yıl kadar sürdü ve ardından seri üretimi gerçekleştirildi ve Çin ordusu için bu saatler üretildi sonraki senelerde saat üretimine son verildi lakin son yıllarda tekrar üretimine başlandı.
Şimdi saatin detaylarına geçelim. İlk olarak, saatin boyutlarına bakalım. Çapı 38 milimetre, yüksekliği 13 milimetre olan uçtan uça boyutu 47 milimetre bu saat, oldukça hoş ve kullanışlı bir boyuta sahiptir. Vintage tarzı bir model olarak, saatin boyutları ve tasarımı oldukça başarılıdır ve göze hoş görünmektedir.
Saatin tasarımı, yeniden üretildiği halde orijinal tasarımı korunmuştur. Bu nedenle, saatin orijinal versiyonunun tasarımı oldukça değerlidir. Ancak, başka markalar tarafından üretilen versiyonları da bulunmaktadır. Saatin mekanizması ve diğer detayları aynı kalsa da, arka kapak tasarımı transparan olan birçok farklı versiyonu bulunmaktadır. Arka kapak tasarımı, saatin mekanizmasını görünür kılar ve bu da saate farklı bir hava katmaktadır.
Kadran tasarımı, vintage tarzını yansıtır. Geleneksel kronograf düzenine sahiptir, genellikle üç alt kadran (sub-dial) ve çeşitli indeksler bulunur. Sub-dial’ler, saat, dakika ve saniye ölçümleri için kullanılır. Kadran krem renktedir ve altın veya gümüş renginde indekslerle ve işaretlerle vurgulanır. Kullanılan malzeme genellikle metal veya emaye kaplıdır. Saatin indeksleri genellikle basit ve belirgin şekildedir. Kadran üzerindeki ekstra butonlar, kronograf işlevlerini kontrol etmek için kullanılır. Bu butonlar genellikle saatin yanında veya üst kısmına konumlandırılmıştır.
Saatin kadranında bulunan 12 rakamın hemen altında “Yıldız” logosu, markanın kalitesini ve özgünlüğünü temsil eder. Ayrıca, saate estetik bir dokunuş katarak kadranın tasarımını tamamlar.
“SEAGULL1963” saati, Seagull markasının ürettiği E1901 kalibreli kurmalı kronograf mekanizmasını kullanır. Bu mekanizma, manuel kurmalı bir kronograf mekanizmasıdır. Manuel kurmalı mekanizmalar, saatin çalışması için düzenli olarak elle kurulması gereken mekanizmalardır. E1901 mekanizması, tam 21 taşlıdır ve 28.800 salise/saat (4Hz) frekansında çalışır. Bu, saatteki saniye sayısının 28.800 kez değiştiği anlamına gelir. Yüksek frekanslı bir mekanizma, daha pürüzsüz bir ikinci el hareketi sağlar. Kronograf özelliği, saatin bir kronometre olarak kullanılabilmesini sağlar. Kronograf, saatin üzerindeki ekstra butonlarla başlatılıp durdurulabilir ve sıfırlanabilir. Bu özellik, ölçüm ve zamanlama gerektiren faaliyetler için pratiklik sağlar.
E1901 mekanizması, su geçirmezlik özelliğine sahiptir ve genellikle 30 metreye kadar suya dayanıklıdır. Bu, saatin günlük kullanımda suyla temas etmesine ve hafif su sporlarıyla kullanılmasına olanak tanır. Mekanizma, günlük kullanımda tipik olarak -15 ila +15 saniye arasında bir günlük sapma gösterebilir. Bu, mekanizmanın doğruluğuyla ilgili standart bir sapmadır ve mekanizmanın stabilizesi ve kalitesiyle ilgilidir. Manuel kurmalı kronograf mekanizmasıyla, kullanıcısına yüksek performans ve hassasiyet sunar.
Sonuç olarak, “SEAGULL1963” saatinin mekanizması ve tasarımı oldukça başarılıdır. Ancak, günlük kullanımda yaşanabilecek zaman kaybı dezavantajlarından biridir.
In this article, I will provide detailed information about the “SEAGULL1963” watch, which has a quite interesting history. The story begins in the 1950s with the establishment of a watch factory named “Trencin” in China and continues in 1961 with a preferred mission for the Chinese army and the Chinese Air Force. The code for this mission was 304, and its purpose was to produce a mechanical watch for the Chinese army and the Chinese Air Force. Research began, and after extensive work, a model consisting of 30 prototypes was unveiled in 1963.
Producing a mechanical watch from scratch is a challenging process. Designing, developing, and testing the mechanism is time-consuming. Therefore, wisely, the Swiss Venüs brand 175 caliber was integrated into the watch’s mechanism. This process took about two years, followed by mass production for the Chinese army. The production of these watches was discontinued in subsequent years, but it has resumed in recent years.
Now let’s delve into the details of the watch. First, let’s look at the dimensions of the watch. With a diameter of 38 millimeters, a height of 13 millimeters, and an end-to-end size of 47 millimeters, this watch has a very pleasant and practical size. As a vintage-style model, the watch’s dimensions and design are quite successful and visually appealing.
Although the design of the watch has been recreated, the original design has been preserved. Therefore, the design of the original version of the watch is quite valuable. However, there are versions produced by other brands as well. While the watch’s mechanism and other details remain the same, there are many different versions with a transparent back cover design. The transparent back cover design exposes the watch’s mechanism, giving it a different look.
The dial design reflects a vintage style. It typically features a traditional chronograph layout with three sub-dials and various indexes. The sub-dials are used for measuring hours, minutes, and seconds. The dial is cream-colored and highlighted with gold or silver indexes and markers. The material used is usually metal or enamel coated. The indexes on the watch are often simple and distinct. Extra buttons on the dial are used to control the chronograph functions, usually positioned on the side or top of the watch.
The “Star” logo just below the 12 o’clock numeral on the dial represents the brand’s quality and originality, adding an aesthetic touch to complete the dial’s design.
The “SEAGULL1963” watch uses the E1901 caliber hand-wound chronograph mechanism produced by the Seagull brand. This mechanism is a manually wound chronograph mechanism. Manual-winding mechanisms require regular manual winding to keep the watch running. The E1901 mechanism has a total of 21 jewels and operates at a frequency of 28,800 vibrations per hour (4Hz). This means that the second hand of the watch changes position 28,800 times per hour. A high-frequency mechanism provides a smoother second-hand movement. The chronograph feature allows the watch to be used as a stopwatch. The chronograph can be started, stopped, and reset using the extra buttons on the watch. This feature provides practicality for activities that require measurement and timing.
The E1901 mechanism is water-resistant and typically withstands water up to 30 meters. This allows the watch to come into contact with water in daily use and be used for light water sports. The mechanism can typically show a daily deviation of -15 to +15 seconds in daily use. This is a standard deviation related to the accuracy of the mechanism and depends on the stabilization and quality of the mechanism. With a manual-winding chronograph mechanism, it offers high performance and precision to the user.
In conclusion, the “SEAGUN1963” watch has a successful mechanism and design. However, one of the disadvantages may be the potential time loss in daily use.
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Vostok Amphibian Classic 13024A saati, 24 saatlik bir kadran ve birçok benzersiz özelliği ile dikkat çekiyor. Saat 6 konumunun üzerinde “СДЕЛАНО В РОССИИ” yazısı bulunuyor, bu da “Rusya’da üretilmiştir” anlamına geliyor. Kadranın ortasında “31 jewel tam otomatik kurmalı saat” yazısı yer alıyor. zarif tasarımıyla dikkat çekerken, sağlamlığı ve işlevselliğiyle de öne çıkmaktadır.
Tek yönde dönen hareketli bezelinde Amerika, Avrupa ve Orta Asya’da bulunan çeşitli şehirlerin isimleri yazıyor. Ön kadran okyanus mavisi renkte ve meridyen çizgileriyle süslenmiş. Arka kapakta ise kuzey kutbu baz alınarak çizilmiş bir dünya haritası kabartması bulunuyor. Kuzey kutbu etrafındaki çizgiler, kuzey kutbunu ve boylamların başlangıç noktalarını gösteriyor gibi görünüyor.
Saat kadranı kubbeli kutu kristal ile kaplanmış. Keskin kenarları olan bu kristal, saate estetik bir görünüm kazandırıyor. Kasanın kendisi eski yastık saat tasarımlarını anımsatıyor. Metalden yapılmış olan kasada hafif çıkıntılar bulunuyor. Kulaklarla ilgili bir sorun var, çünkü yaylı çubukların delikleri ile kasanın ana kısmı arasında çok az boşluk var ve bu nedenle herhangi bir tür kordon takmak zor olabilir. En uygun kauçuk saat kordonunun kullanılması önerilir.
Saatin mekanizması elle kurmalı mekanik bir hareket. Saatin lümen özelliği olmamasına rağmen, akrep ve yelkovanın saniye ibresi beyaz renkte ve saniye ibresinde ‘lolipop’ bulunması, karanlıkta saati okumayı oldukça kolaylaştırıyor.
Eski Sovyet saatlerinin birçok çeşidi bulunsa da, yeni ve çalışan bir saat almanın mantıklı olduğunu düşünüyorum. Bu saat aynı zamanda mekanik, elle kurmalı bir saattir ve 24 saatlik kadran tasarımıyla da dikkat çekicidir.
Özellikler
2416B Tarih fonksiyonlu üç ibreli mekanizma 31 saatlik güç rezervi Akrilik cam Kasa boyutu: 40mm Suya Dayanıklılık 20bar (200 m) Kasa malzemesi paslanmaz çelik
The Vostok Amphibian Classic 13024A watch stands out with its 24-hour dial and numerous unique features. Above the 6 o’clock position, there is the inscription “СДЕЛАНО В РОССИИ,” which translates to “Made in Russia.” In the center of the dial, there is the inscription “31 jewel automatic self-winding watch,” highlighting its elegant design along with its durability and functionality.
Its unidirectional rotating bezel features the names of various cities in America, Europe, and Central Asia. The front dial is ocean blue in color and adorned with meridian lines. The back cover features a relief world map centered around the North Pole, with lines around the North Pole indicating the starting points of longitudes.
The dial is covered with a domed acrylic crystal, giving the watch an aesthetic appeal with its sharp edges. The case itself resembles vintage cushion-shaped watch designs and has slight protrusions made of metal. There is a slight issue with the lugs as there is very little space between the holes of the spring bars and the main part of the case, making it challenging to attach any type of strap. It is recommended to use a suitable rubber watch strap.
The watch’s mechanism is a hand-wound mechanical movement. Despite lacking luminescence, the hour and minute hands are white, and there is a ‘lollipop’ on the second hand, making it easy to read the time in the dark.
While there are many varieties of old Soviet watches, I believe it is logical to get a new and functional watch. This watch is also a mechanical, hand-wound watch and stands out with its 24-hour dial design.
Specifications:
2416B Three-hand mechanism with date function
31-hour power reserve
Acrylic glass
Case size: 40mm
Water resistance: 20 bar (200m)
Case material: Stainless steel
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Saat koleksiyonerleri arasında, orijinal tasarımları taklit etme veya eski modellere saygı gösterme amacıyla yapılan homage saatlerin popülaritesi giderek artmaktadır. To Homage or not Homage ? Bu yazıda, bu tartışmalı bu konuyu ele alacağız.
Homage saatler, genellikle eski veya popüler bir modelin tasarımını taklit ederler. Bu, orijinal modele bir tür saygı gösterisi olabilir ve bazen orijinal modele sahip olma fırsatı olmayanlar için cazip bir alternatif olabilir; ancak Homage saatler aynı zamanda orijinal tasarımın kopyası gibi algılanabilir ve bazıları tarafından orijinalite eksikliği olarak görülebilir.
Bir saat koleksiyoncusu olarak, homage saatleri almayı düşünmeden önce dikkate almanız gereken bazı noktalar vardır. Öncelikle, homage saatlerin orijinal tasarım ile olan benzerliklerin ne kadar belirgin olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Aşırı benzerlikler, Homage’ı bir kopyadan ayırmak zor olabilir.
Bununla birlikte, homage saatlerin bazı avantajları da vardır. Örneğin, Homage saatlerin orijinal modelin fiyatının çok daha altında olabileceği ve bu nedenle daha geniş bir kitleye ulaşılabilirlik sağlayabileceği düşünülebilir. Ayrıca, homage saatler, orijinal modelin tasarımını seven ancak maliyet veya erişilebilirlik nedeniyle ona sahip olamayanlar için iyi bir seçenek olabilir.
Homage saatlerini alırken dikkatli olunması da önemlidir. Kalite ve işçilik, Homage’ın değerini belirleyen önemli faktörlerdir. Ayrıca, orijinal tasarımın haklarını ihlal etmemek ve başka bir markanın ismine haksız yere para kazandırmamak da önemlidir.
Sonuç olarak, Homage saatlerini almak veya almamak kişisel bir tercihtir. Ancak, almadan önce dikkatli bir değerlendirme yapmak ve orijinal tasarım ile Homage arasındaki farkı anlamak önemlidir.
Homage watches, often mimic the design of an old or popular model. This can be a form of respect for the original model and sometimes an attractive alternative for those who may not have the opportunity to own the original. However, homage watches can also be perceived as replicas of the original design and may be seen by some as lacking in originality.
As a watch collector, there are some points to consider before thinking about getting homage watches. Firstly, you should consider how obvious the similarities are between homage watches and the original design. Excessive similarities can make it difficult to distinguish homage from a copy.
However, there are also some advantages to homage watches. For example, they may be significantly cheaper than the original model, making them more accessible to a wider audience. Additionally, homage watches can be a good option for those who love the design of the original model but cannot afford it or access it for other reasons.
It’s also important to be careful when buying homage watches. Quality and craftsmanship are important factors that determine the value of homage watches. Additionally, it’s important not to infringe on the rights of the original design and not to unfairly profit off another brand’s name.
In conclusion, whether to buy homage watches or not is a personal choice. However, it’s important to make a careful evaluation before buying and understand the difference between the original design and homage.
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Hamilton; İsveçli yazar Jan Guillou’un casus romanlarında baş karakter olarak yer alan bir karakterdir. Bu karakter, askeri bir ajan olan Carl Gustaf Gilbert Hamilton’un adını taşır. Hamilton, Guillou’un roman serisinde sıklıkla “Hamilton” olarak anılır ve hikayelerde çeşitli casusluk görevlerini üstlenir. Bu karakter, Jan Guillou’un romanlarında önemli bir rol oynar ve İsveç edebiyatında önemli bir figürdür.
Saatlere merakım olmadan önce İsveçli yazar Jan Guillou’un “Carl Hamilton” roman serisinden ibaretti. Kısaca hatırladığım kadarı ile İsveç’in en ünlü gazetecilerinden biri olan Jan Guillou, casus romanlarıyla ün kazanmıştı. Bu romanlar, gerçek birer maceranın ötesinde, sosyal ve politik eleştirilerin gizli birer taşıyıcısıydı. Jan Guillou’un kaleminden çıkan bu casusluk hikayeleri, İsveç’in en çok satan kitapları arasındadır.Bir dönemin gizemli atmosferini ve heyecanını yansıtıyordu. Ana karakter, gizli askeri operasyonlarda yer alan, Amerika Birleşik Devletleri Donanması Deniz Aslanları programında eğitim almış bir ajan olarak karşımızda. Ancak bu sadece hikayenin yüzeyiydi; asıl derinlik, karakterin üniversite yıllarında komünizmle olan ilişkisinde ve köklü bir İsveç soyadına sahip olmasında gizliydi. Jan Guillou’un bu romanları, sadece eğlenceye odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyuculara subliminal bir mesaj iletiyordu. Gizlice sol görüşleri yansıtan hikâyeler, gençlerin politik düşüncelerini şekillendirmekte etkili oluyordu. Böylece, casusluk hikâyeleri aracılığıyla, İsveç’in en tanınmış yazarlarından biri, politik düşüncelerini kamuoyuna taşıyordu. Öyleyse, saat topluluklarını sık sık vakit geçirirken, Hamilton saatlerine denk geldim. 1893 yılında ilk saatinin üretildiği Amerikan bir saat şirketi idi. İlginç olan şu ki, dünyanın en iyi saatlerini İsviçre’nin ürettiğini düşünürüz, ancak eskiden, en iyi saatleri İngilizler ve Amerikalılar yapmıştı. Amerikan askeri güçlerine 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında saat temin etmenin bu markayı gerçekten ünlü yaptığı söyleniyor. Açıkçası, okunabilirlik ve dayanıklılık konusunda güzel, klasik saha saat tasarımları, Bu saatlerin, savaşlardan dönen şanslı askerlerin deneyimlerine ne kadar bağlı olabileceğini hayal etmek kolaydır. Savaşın dehşeti hakkında hiçbir şeyden bahsetmeyen, hatta hemen hemen hiçbir şeyden bahsetmeyen bir nesil olarak, dedelerinin ölümünden sonra sadece akrabaları tarafından keşfedilen birkaç saatin olduğu görünüyor.
Bu yüzden, tarih birçok yönden üzücü olmasına rağmen, Hamilton saha saatleri sıkça saha saat tasarımlarının mükemmel örnekleri olarak sunulur ve oldukça işlevsel olmalarına rağmen, genellikle güzel tasarımlarıyla övgü alırlar.
Bir military saat 38mm’den büyük olmamalıdır, herkes bilir ve başka bir boyut almak hata olur. Mantığını anlıyorum 40-42mm saatleri oldukça seviyorum, iki şartla: çok kalın olmamalı ve bacak açıklığı çok kısa olmamalı genel orantıyı kaybetmemeli.
Saat geldiğinde, başka bir versiyon olduğunu bilmek sadece seçimimden şüphe duymama neden oldu. Bu yüzden, sadece seçimimle agonize oldum. Ancak zamanla, saat boyutunun gerçekten işlediğini hissetmeye başladım.. Eğer Hamilton Khaki’nin 38mm’lik bir versiyonunu alıyor olsaydım, el kurmalı versiyonunu (Hamilton Khaki Field) gerçekten harika göründüğünü düşünüyorum ve o benim tercihim olurdu. Ayrıca bu, daha temiz bir tasarıma yol açan tarih komplikasyonu içermiyor.
Her zaman belirttiğim gibi, iyi ambalajlamayı takdir ederim. Bu saat, gerçekten güzel olan sahte ahşap bir kutuda geliyor ve bu Hamilton logoları harika görünüyor. Bu konuda gayretli olduklarına inanıyorum. Kutuyu açtığınızda, saat çok kalın ve kahverengi bir deri kayışta sunulur. Benim için şahsen, o kayış ne kadar erken çıkarsa, o kadar iyi olurdu ve bu oldukça acı verici bir süreçti. Kayışı çıkarmak için metal ile araya girmek her zaman tüyler ürpertici bir an olur ama başarılı oldum. Saat artık Erika MN Sahara Kayışı ve Siyah Strapify MN kayışı arasında değişiyor. Bu saate askeri yeşil bir MN kayışı ideal olurdu, gerçekten kayış harika J Ve saniye ibresindeki kırmızı detay, burada tek renk olan, harika küçük bir kırmızı ok ve diğer ucunda küçük bir şekerleme denge ağırlığı, bu saatlere çok fazla cazibe katıyor.
Genel olarak, bu, çok fazla doku ve detay dikkate alınarak tasarlanmış klasik bir kadran. İlk bakışta aldatıcı derecede basit görünse de, zamanla daha fazla ayrıntı ortaya çıkıyor. Her koleksiyoncunun bir tane sahip olması gerektiğini kabul ediyorum.
Saati takarken, dürüst olmak gerekirse birkaç hafta boyunca bile bileklerimden çıkarmadım. Söylendiği gibi, gerçekten harika bir kadran tasarımı.
Onu giydikçe ve ona baktıkça, onu daha fazla takdir etmeye başlıyorsunuz. Analiz etmeye değer çünkü 24 saatlik iç halka gibi unsurlar gerçekten gereksiz görünüyor, en azından bana öyle geliyor çünkü etrafımda her yerde 24 saatlik dijital saatler büyüdüm. Ama, iç halkanın, dış halkadaki büyük Arap rakamları ve dakika işaretçileriyle birleşimi, hepsi siyah üzerine beyaz – sadece muhteşem. Tarih komplikasyonunu bile beyazda seviyorum. Eğer o siyah üzerine beyaz olsaydı o doku kaybolurdu.
Saat ters çevrildiğinde, Hamilton H-10 otomatik mekanizmasını gösteren bir vitrin camı bulacaksınız. Hamilton artık İsviçreli bir şirket ve Swatch grubunun bir parçası olduğu için ETA hareketlerine erişim kolaydır ve bunun modifiye edilmiş bir ETA 2824-2 mekanizması olduğunu anlıyorum. Modifiye edilmiş olarak, olağanüstü bir 80 saatlik güç rezervi sunuyor. Daha özel saatlerde para ödemek zorunda olduğunuz türden bir şey, bu (yüzünüzde) neşeli bir ifade yaratmak için harika bir özellik eklemek için harika bir küçük dokunuş.
İmzalı rotor güzel bir dokunuş ve hepsi güzel, ancak – biraz gereksiz olduğunu hissediyorum. Kişisel olarak, orduya saat temininde Hamilton’un geniş tarihine dair bazı bilgilerin yer aldığı kapalı bir arka kasa hoşuma giderdi.
Gece karanlığında, Normandiya üzerinde uçaktan atlamadan önce saat kaç olduğunu bilmem lazım Hem lümeni seviyorum hem de biraz hayal kırıklığına uğruyorum. Saat ve dakika ibreleri net bir lümen katmanına sahip ve birkaç saat sonra bile görünürler. Seiko seviyeleri kadar belirgin olmasa da, yine de görünürler.
Peki, bunda ne yanlış? Hiçbir şey, ancak işte sorun şu – büyük rakamlar da lümene sahip ve tamamen şarj edildiğinde Müthiş görünüyorlar… Ama ne yazık ki çok hızlı soluyorlar,
Hamilton Khaki üzerine övgüler yağdırmak oldukça kolay, çünkü bu saat güzel ve klasik bir tasarıma sahip, aynı zamanda sunduğu özellikler karşılığında inanılmaz bir fiyat performansına sahip. Aslında, burada ne aldığınızı düşünürsek, bu saat fiyatının iki katı olsa bile iyi bir değer olduğunu söyleyebilirim. Seiko genellikle iyi fiyat performansı için örnek olarak gösterilir, ancak bu saat Safir kristal ön ve arka cam, 80 saatlik güç rezervi, imzalı taç, yeterli lüminesans ve güçlü bir marka geçmişi sunuyor. Bu fiyat aralığında bu seviyede donanım sunan hiçbir Seiko yok, burada yatırım getirisi oldukça iyi
42 mm versiyonu 19 cm bileğimle uyumlu ancak bundan daha küçük olanlar için, aynı görünüme sahip olan 38 mm versiyonu tercih ederim. Uzun kollar genel orantıya yardımcı olacaktır. Uzun kollara zaten hayranım ve bu saat onları çok iyi yapıyor.
Özellikleri
H-10. Tarih fonksiyonlu üç ibreli mekanizma
80 saatlik güç rezervi
Safir cam
Kasa boyutu: 42mm
Suya Dayanıklılık 10 bar (100 m)
Kasa malzemesi paslanmaz çelik
Parlatılmış çelik akrep/yelkovan
Çelik ibreler, sayılar ve indeksler üzerinde Swiss Luminova
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?
Mobilitenin hızla arttığı bir dünyada modern taşınabilir cihazların dünyasında, sadece 50 sene önce zamanı takip etmenin en uygun yolunun mekanik bir saat olduğuna inanmak zor olabilir. Mekanik saatler, kuvars ve akıllı kardeşlerinin aksine herhangi bir pil veya başka elektronik bileşen kullanmadan çalışabilir.
Burada gördüğünüz şey mekanizma olarak biliniyor ; mekanik bir saatin genellikle metal bir kasanın içinde bulunan iç kısmıdır. Bu yazıda saat mekanizmasının kendisine odaklanıyorum saat kasaları yalnızca gösterinin gerçek yıldızları olan mekanizmaları gizlemektedir.:)
Saat mekanizmasının tamamı birçok parçadan oluşsa da herhangi bir saatin temel işlevini oluşturan zaman işleyiş sistemi yedi ana parçadan oluşur.
yukarıda görmüş olduğunuz parçalar sadece saniye ibresinin doğru hızda dönmesine katkıda bulunan pek çok ilginç ayrıntıya sahiptir mekanizmanın güç kaynağına odaklanarak bu ayrıntıları keşfetmeye başlayalım.
Tamamen mekanik cihazların kendilerine güç sağlamak için birkaç farklı yol vardır, ancak enerjiyi depolamanın en basit yöntemlerinden biri bir yay kullanmaktır. Günlük hayatta gördüğümüz yayların çoğu helezon yaylardır.
Enerji depolamada bu gibi yaylar oldukça kullanışlıdır. Spiral burulma yayları, mekanik saatlerde yaygın olarak kullanılan bir örnektir. Bu yaylar büküldüğünde enerji depolarlar. Yay serbest bırakıldığında, ters yönde gevşer ve nihayetinde doğal durumuna geri döner. Bu süreç, saat mekanizmasının çalışmasını sağlamak için kullanılır.
Mekanik bir saatteki dönen ibreleri göstermek istiyorsak, burulma yayı özellikle kullanışlıdır çünkü sağladığı dönme hareketi bu ibreleri hareket ettirir. Tipik bir mekanik saatteki yay biraz daha karmaşık bir şekle sahiptir; aşağıda rahat durumda görebilirsiniz. Kaydırıcıyı sürükleyerek havada sarmayı deneyebilirsiniz, ancak bıraktığınızda orijinal şekline geri dönecektir yay oldukça güçlü ve hızlı bir şekilde genişlemeye eğilimlidir. Yayı muhafaza etmek için onu namlu olarak bilinen bir muhfazaya konulmuştur. muhafazaya yerleştikten sonra yay hala orijinal durumuna genişlemeye çalışır, ancak namlunun duvarları onu yerinde tutar. Bu yay, saatin enerji deposudur ve adı olan “zemberek” olarak bilinir.
Zembereğin iç kısmında çardak adı verilen bir parça bulunur. Bu çardak, zembereği sıkıca saracak şekilde yerleştirilir. Çardak, zembereğin ucundaki küçük bir deliğe tutunan bir kancaya sahiptir. Çardak döndürüldüğünde, zemberek ve çardak birlikte çekilerek sarılır. Bu süreçte, çardak zembereği geriye doğru döndürür ve onu sıkıca sarar. Namlu, zembereğin dönebileceği bir boşluk içinde sabitlenmiştir. Zemberek çevrildiğinde, çardak tarafından sarılarak namlunun dönmesine neden olur. Bu dönüş hareketi, saat mekanizmasındaki diğer parçalara güç sağlar. Zembereğin depoladığı enerjiyi kullanmak istediğimizde, çardak tutulmaya devam edilir ve namlunun serbestçe dönmesine izin verilir. Bu, zembereğin enerjisini saat mekanizmasına aktarmak için kullanılan bir yöntemdir.
Çardağın sıkı tutulduğunu ve zemberek yayının tıpkı yukarıdaki gösteride olduğu gibi namluyu döndürdüğünü varsayacağız. Zemberek ve namlu konusunu bitirmeden önce bu mekanizmayı daha güvenilir kılan diğer iki detaydan bahsedelim. Rahatlamış baharı bir kez daha gündeme getireyim Zemberek yayına bağlanan metal şerit, dış kısmına ilave gerilim sağlar. Bu metal şerit gerçekten düz şekline geri dönmek istiyor, bu yüzden namlunun duvarına doğru itiyor ve zembereği yerinde tutan çok fazla sürtünme olur. Bu , çardak iç kısmı hareket ettirdiğinde zembereğin dış ucunu kilitler . Yayı maksimum kapasitesinin üzerinde sarmaya devam edersek , zemberek yayının içeri kaymasına neden olan sürtünmeyi aşmış oluruz; bu, parçaların kırılmasını önleyen bir güvenlik mekanizması görevi görür. Gördüğümüz gibi, rahat durumdayken zemberek, çeşitli eğriliklere sahip bir S şekli oluşturur. Bu, zembereğin namlu içindeyken farklı bölümlerindeki gerilimin dengelenmesine yardımcı olur . Sarılmış yayın iç kısımlarının dış kısımlara göre çok daha küçük bir yarıçapa sahip olduğuna dikkat edin. Gevşemiş yay sadece düz bir metal parçası olsaydı, sarma işleminden sonra iç kısımlar dış kısımlara göre çok daha fazla bükülürdü. S şeklindeki yay ile yayın dış kısımları da benzer bir gerilim altındadır çünkü ters yönde bükülmüş olan eğrisine geri dönmek isterler. Zembereği sabitlemek ve içeri toz girmesini önlemek için namluyu yerine oturan bir kapakla kapatılır bazı saat kapaklarına dikkat ederseniz kullanıcılar için gizli bir mesaj taşımaktadır.:)
Saat mekanizmasında, ibrenin çok hızlı dönmesi ve zembereğin depoladığı enerjinin kısa sürede tükenmesi sorunuyla karşılaşıyoruz. Bu durumda, saat mekanizmasının daha uzun süre çalışabilmesi için bir çözüm bulmamız gerekiyor. İşte bu çözüm genellikle dişlilerin devreye girdiği noktada ortaya çıkar. Bir saat kolu takılı olduğunda, zamanı daha yavaş ve düzenli bir şekilde takip edebilmek için dişli mekanizmaları kullanılır. Bu dişliler, zembereğin az sayıda dönüşünü daha uzun bir zaman dilimine yayarak ibrenin çok sayıda dönüş yapmasını sağlar eğer saatimizin tek bir kurulumda yaklaşık 40 saat çalışmasını istiyorsak, yelkovanın 40 dönüşü tamamlaması gerekir. Bu durumda dişliler, zembereğin az sayıdaki dönüşünü yelkovanın çok daha fazla dönüşüne dönüştürerek bu süreyi sağlarlar. Benzer şekilde, saniye ibresi için de aynı prensip geçerlidir; dişliler saniye ibresinin hızını ayarlayarak zamanı daha hassas bir şekilde takip etmemizi sağlarlar. Bu sayede, dişli mekanizmaları kullanarak saat mekanizmasının daha uzun süre çalışmasını ve zamanı daha doğru bir şekilde takip etmesini sağlayabiliriz.
Dişliler ise farklı eksenler arasındaki dönüş hızını değiştirmek için kullanılır. Bir dişliden diğerine geçen güç, dişliler arasındaki diş sayılarından kaynaklanan oranlarla belirlenir. Eğer bir dişli diğerinden daha fazla dişe sahipse, bu dişli daha az dönüş yapar; bu da dönme hızını yavaşlatır.
Şekilde bir büyük kırmızı dişlinin üzerine yerleştirilmiş küçük sarı dişlinin tek bir dönüşünü tamamlaması daha kısa sürer çünkü sarı dişli daha az dişe sahiptir.
Bu oranları doğru ayarlamak, saat mekanizmasının istenilen dönüş hızlarını sağlamak için önemlidir. Örneğin, dişlinin 7 dönüş yapması ama saniye ibresinin aynı süre içinde 2400 dönüş yapması gerektiğinde, diş oranının yaklaşık 343:1 olması gerekir. Bu oran, dişliler arasındaki diş sayıları veya yarıçap oranlarına göre hesaplanır.
Ancak, bu büyük oranlar mekanizmanın boyutunu ve karmaşıklığını artırır. Bu nedenle, mekanik saatler genellikle çiftler halinde çalışan dişli dizileri kullanır. Her çift, hızı bir dereceye kadar artırır. Örneğin, namlu birinci tekerleği tahrik eder, bu tekerlek ikinci tekerleği tahrik eder ve bu zincirleme şekilde hız artırılır.
Dişlilerin şekli de önemlidir. Mekanik saatler genellikle sikloidal diş profillerini kullanır. Bu profiller, daha yumuşak bir güç aktarımı sağlar ve dişlilerin daha sessiz ve verimli çalışmasını sağlar.
Son olarak, enerjinin salınım hızını kontrol etmek için eşapman kullanılır. Bu, saat mekanizmasının enerji kullanımını daha dengeli ve istikrarlı hale getirir.
Kaçış Çarkı (Escape Wheel):
Kaçış çarkının diş profili, tipik dişlilerden farklıdır ve özel olarak tasarlanmıştır. Bu tasarımın amacı, palet çatalıyla etkileşime girerken sürtünme ve kilitlenme olasılığını azaltmaktır.
Üst kısmında bulunan düzenli dişli, kaçış çarkının dönmesini sağlar ve bu dönme hareketi saat mekanizmasına enerji sağlar.
Palet Çatalı (Pallet Fork):
Palet çatalı genellikle metalden yapılmış olup, ucunda bulunan sentetik yakut parçaları aşınmayı önler ve sürtünmeyi azaltır. Bu özellikler, palet çatalının hassas ve sorunsuz bir şekilde hareket etmesini sağlar.
Palet çatalının görevi, kaçış çarkının dönme hareketini kontrol etmektir. Kaçış çarkı dönerken, palet çatalı belirli aralıklarla kilidi açar ve tekrar kapatır, bu da saat mekanizmasının doğru bir şekilde çalışmasını sağlar.
Kaçış Mekanizması (Escapement Mechanism):
Kaçış çarkı ve palet çatalı, kaçış mekanizmasının temel bileşenleridir. Bu mekanizma, saatteki zamanlamayı sağlar ve denge tekerleğiyle senkronize bir şekilde çalışır.
Kaçış mekanizması, kaçış tekerleği ve palet çatalı arasındaki etkileşime dayanır. Bu etkileşim, saat ibrelerinin doğru bir şekilde ilerlemesini sağlar.
Denge Çarkı (Balance Wheel) ve Mücevher Silindiri (Jewel Cylinder):
Denge çarkı, saatteki salınım hareketini sağlayan önemli bir parçadır. Genellikle yüksek frekanslı bir şekilde ileri geri hareket eder.
Mücevher silindiri, denge çarkının palet çatalıyla etkileşime girmesini sağlar. Bu etkileşim, kaçış çarkının kilitlenmesini açar ve saatteki tik tak hareketini düzenler.
Dişli Takımı ve Vites Küçültme (Gear Train and Reduction):
Saatteki dişli takımı, gücün diğer saat parçalarına aktarılmasını sağlar. Bu takım, dişlilerin belirli bir oranda dönmesini ve gücün saat ibrelerine iletilmesini sağlar.
Vites küçültme, dişliler arasındaki oranları değiştirerek saatteki hareketin kontrol edilmesini sağlar. Bu sayede, saat ibrelerinin doğru hızda ilerlemesi sağlanır.
Denge ve Denge Yayı (Balance Wheel and Balance Spring):
Denge ve denge yayı, saatteki salınım hareketini oluşturur. Denge yayının sertliği ve denge çarkının eylemsizlik momenti, salınımın hızını ve periyodunu belirler.
Bu parçaların doğru ayarlanması ve senkronize edilmesi, saat mekanizmasının doğru ve hassas bir şekilde çalışmasını sağlar.
Tüm bu parçaların bir araya gelmesiyle mekanik saat, zamanı doğru bir şekilde ölçen ve gösteren güvenilir bir araç haline gelir. Her bir parçanın işlevi ve etkileşimi, saatin doğru ve hassas bir şekilde çalışmasını sağlamak için önemlidir.
Bizim mekanizmamızda, saniye ibresi güç aktarma sisteminin dördüncü tekerleğine monte edilmiştir çünkü bu çark dakikada bir kez yüksek hassasiyetle dönmektedir. Yelkovanın doğru hızda dönebilmesi için bir eksenin bundan 60 kat daha yavaş dönmesi gerekiyor. Neyse ki, bu saat mekanizmasının tasarımcıları diğer viteslerden kaynaklanan hız düşüşünün bir kısmından faydalanmak için ustaca bir yöntem kullanmışlar. Saatin merkezine, tahrik çarkıyla birlikte bir top dişlisi monte edebilir ve bu tahrik çarkının küçük dişliyle birbirine geçmesini sağlayabiliriz. Üçüncü tekerlek döndüğünde, tahrik tekerleğini ve dolayısıyla top pinyonunu da döndürür. Yelkovanı top pinyonunun üzerine monte ederek geçen dakikaları takip edebiliriz; ilgili tüm dişlilerdeki diş sayısı, saniye ibresine kıyasla istenen 60 kat hız düşüşünü elde etmek için dikkatlice hesaplanır. Akrebin dakika ibresinden 12 kat daha yavaş dönmesi gerekir, ancak bunu iki ek vites kullanarak kolayca başarabiliriz. Ara dakika çarkı top pinyonuyla, saat çarkı da o dakika çarkının pinyonuyla birbirine geçer. Saat çarkı, top dişlisi üzerinde gevşek bir şekilde dönebilir, böylece her ikisi de birbirinden bağımsız olarak dönebilir. Akrebi o saat çarkının üzerine koyarak saatin ibrelerini hareket ettiren mekanizmanın montajını bitirebiliriz. Ayrıca on iki saatin her birinin işaretlendiği bir kadran da ekledim; bu aslında ibrelerin gösterdiği zamanı okumamızı sağlıyor. Zaman tutmak her saatin temel işlevidir, ancak çoğu cihaz komplikasyon olarak bilinen çeşitli ek özellikler ekleyerek bunun ötesine geçer. Mekanizmamız çok karmaşık olmasa da yine de kadranın sağ tarafındaki küçük pencerede ayın o anki gününü gösteren hoş bir komplikasyona sahiptir. Tarih Bu saatteki tarih mekanizması dört ana parçadan oluşur: atlama yayı, gösterge dişlisi, tarih atlama plakası ve dişlisi ve üzerinde olası 31 günün yazılı olduğu büyük tarih halkası.Bu mekanizmanın nasıl çalıştığını açıklamak için öncelikle ilgisiz tüm parçaları gizleyeceğim. Ayrıca gösterge dişlisinin kapağını da çıkaracağım, bu da içinde gizlenmiş küçük bir burulma yayını ortaya çıkarıyor. Saat çarkı döndüğünde bu parçaların birlikte nasıl çalıştığını görelim. Saat çarkı döndükçe tarih atlama plakasındaki dişliyi de döndürür. Bu dişlinin diğer tarafı ise gösterge dişlisini ve ona bağlı burulma yayını döndürür. O yay, tarih halkasının dişine takılıp esniyor ama bir noktada tarih halkasını ileri doğru itmeye başlıyor. Halka yeterince döndüğünde atlama yayı halkayı hızla bir sonraki konuma geçirir. İlk etapta neden bu karmaşık mekanizmaya ihtiyacımız olduğunu merak edebilirsiniz. Safça, tarih halkasının dönüşünü saat çarkının dönüşüne doğrudan bağlayabileceğimizi varsayabiliriz; tıpkı saat çarkını dakikalarla senkronize olarak, daha yavaş da olsa döndürdüğümüz gibi. Ne yazık ki bu, kadrandaki küçük pencerenin altında güncel tarihin sürekli olarak dönmesine neden olacak ve okumayı zorlaştıracaktır.
Otomatik Kurma
Saat takan bir kişi gün boyunca kollarını hareket ettirdiğinde, saatin uzaydaki yönelimi oldukça değişir. Hatta yavaş bir yürüyüş sırasında bile saat bir miktar sallanabilir. Normalde, saati çalıştırmak için harcanan enerjinin tamamı boşa gider, ancak otomatik kurma mekanizması bu enerjinin bir kısmını zembereği kurmak için kullanır otomatik kurma mekanizmasını anlamak için ilk olarak ana fikre odaklanalım. Ana parça, merkez etrafında serbestçe dönebilen bir ağırlıktır. Bu ağırlık döndüğünde, bir grup dişliyi çalıştırır ve en sonunda namlunun içinde saklı zemberek yayını sarmak için kullanılan mandallı çarka bağlanır. Ağırlığın serbestçe dönebilmesi kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki gösteride, saati uzayda sürükleyerek döndürdüğünüzde ağırlığın nasıl tepki verdiğini görebilirsiniz. Yerçekimi, ağırlığı her zaman aşağı doğru çeker, böylece saatin geri kalanı göre dönmeyi sağlar. Saatin kurulmasıyla ilgili tartışmaları hatırlarsanız, cırcırlı tekerleğin yalnızca bir yönde dönebildiğini ve tıklamanın zemberek yayının kendi başına gevşemesini önlediğini anımsarsınız. Ancak ağırlık ileri geri hareket edebilir; bu da normalde ağırlığa bağlı herhangi bir dişli sisteminin her iki yönde de dönmesine neden olur. Otomatik kurma mekanizmasına tek başına baktığınızda, alışılmadık bir şey fark edebilirsiniz; ağırlığı ileri geri çevirdiğinizde çıkış dişlisi yalnızca bir yönde döner. Daha iyi anlamak için bu donanıma küçük bir siyah nokta ekledim. Bunun nasıl gerçekleştiğini anlamak için önce mekanizmada yer alan tüm parçalara bakalım Yeşil dişli, doğrudan ağırlığın altına takılıdır; böylece ağırlık döndüğünde bu dişli iki mavi dişliyi de döndürür. Bu kompozisyon, daha önce köprüler tarafından yerinde tutulan dişlilerle benzerdir. Ancak buradaki sır, iki çift sarı ve mavi dişliden gelir. Nasıl çalıştıklarını anlayalım Mavi dişli, sarı dişli üzerinde serbestçe dönebildiği gibi, balık benzeri kollar da mavi dişlideki delikler sayesinde kendi eksenleri etrafında dönebilir. Sarı dişlinin iç kısmının özel bir şekle sahip olduğuna dikkat edin. Aşağıdaki gösteride, içeride neler olduğunu görmek için mavi donanımın orta kısmının çoğunu çıkardım. Parçaların nasıl etkileşime girdiğini görmek için kaydırıcıyı kullanarak bu dişliyi ileri geri döndürebilirsiniz: Mavi dişliyi saat yönünün tersine çevirdiğinde kolların sarı dişlinin iç kısmına doğru hareket eder. görsellere dikkatlice bakınız.
Mavi dişliyi saat yönünün tersine çevirdiğinizde, kolların sarı dişlinin iç kısmından kaydığını gözlemleyebilirsiniz. Ancak mavi dişliyi saat yönünde çevirdiğinizde, kollardan biri sıkışıyor ve bu durumda sarı dişliyi de döndürmeye başlıyor. Bu akıllı mekanizma, gücü mavi dişliden sarı dişliye yalnızca tek yönde aktarır. Otomatik sarma düzeneği, bu türden iki dişli içerir; biri saat yönünde döndürüldüğünde çıkış dişlisini çalıştırır, diğeri ise saat yönünün tersine döndürüldüğünde bu dişliyi döndürür. Sarı ve mavi dişlilerin çiftler halinde çalıştığını ve gücün doğrudan ağırlık dişlisinden çıkış dişlisine aktif olarak aktarıldığını vurgulamak istedim. Aynı anda yalnızca bir çift aktiftir; diğeri ya boşta döner ya da çıkış dişlisinin her zaman yayı sarmasını sağlamak için dönüş yönünü değiştirmek üzere bir ara madde görevi görür. Çıkış dişlisinin ağırlığa bağlı dişliye göre çok az döndüğüne dikkat edin, bu nedenle zemberek yayını tamamen sarmak için kolun çok fazla sallanması gerekir. Bununla birlikte, bir gün boyunca otomatik kurma mekanizması genellikle zembereğin kurulu kalmasını sağlar.
Kafein, düşünceyi ve reaksiyonu hızlandır, dikkati toplar konsantrasyonu artırır. Bana bir kahve alır mısın?